database Turkish
3 translations
| Translation | Context | Audio |
|---|---|---|
|
common
🇪🇸 Esta base de datos almacena millones de registros.
🇹🇷 Bu veritabanı milyonlarca kaydı saklar.
🇪🇸 Necesitamos optimizar la base de datos para mejorar el rendimiento.
🇹🇷 Performansı artırmak için veritabanını optimize etmemiz gerekiyor.
🇪🇸 La base de datos se actualiza automáticamente cada noche.
🇹🇷 Veritabanı her gece otomatik olarak güncellenir.
|
technical | |
|
common
🇪🇸 La empresa ha creado un amplio banco de datos para sus clientes.
🇹🇷 Şirket, müşterileri için geniş bir bilgi tabanı oluşturdu.
🇪🇸 Accedimos a la base de datos de conocimientos para resolver el problema.
🇹🇷 Sorunu çözmek için bilgi tabanına eriştik.
|
business | |
|
rare
🇪🇸 El databank contiene información valiosa para los investigadores.
🇹🇷 Databank, araştırmacılar için değerli bilgiler içerir.
🇪🇸 Se consultó el databank para obtener datos históricos.
🇹🇷 Tarihi verileri almak için databank danışıldı.
|
academic |