coclear Turkish
3 translations
| Translation | Context | Audio |
|---|---|---|
|
common
🇪🇸 Necesito coclear la televisión para oír mejor
🇹🇷 Daha iyi duymak için televizyonu işitmem gerekiyor
🇪🇸 ¿Puedes coclear esa canción?
🇹🇷 Bu şarkıyı dinleyebilir misin?
|
everyday use | |
|
rare
🇪🇸 El técnico cocleó los datos del sistema
🇹🇷 Teknik sistemin verilerini işlem yaptı
🇪🇸 Se coclearon los resultados de la investigación
🇹🇷 Araştırma sonuçları işleme tabi tutuldu
|
formal | |
|
rare
🇪🇸 El ingeniero cocleó los componentes para facilitar su ensamblaje
🇹🇷 Mühendis, montajı kolaylaştırmak için bileşenlerde küçük delikler açtı
🇪🇸 Para mejorar la acústica, se coclearon algunas partes del instrumento
🇹🇷 Akustiği geliştirmek için enstrümanın bazı bölümlerine küçük delikler açıldı
|
technical |