kimpale Turkish
4 translations
| Translation | Context | Audio |
|---|---|---|
|
common
🇫🇮 Annoin hänelle kimpale leipää.
🇹🇷 Ona ona bir parça ekmek verdim.
🇫🇮 Löysin kimpale paperia lattialta.
🇹🇷 Yerde bir parça kağıt buldum.
|
yleiskielinen, informal | |
|
common
🇫🇮 Hän söi kimpale juustoa.
🇹🇷 O bir parça peynir yedi.
🇫🇮 Leikkaa kimpale suklaata.
🇹🇷 Bir parça çikolata kes.
|
yleiskielinen, informal | |
|
formal
🇫🇮 Tämä kimpale tietoa on tärkeä.
🇹🇷 Bu bilgi parçası önemlidir.
🇫🇮 Kimpale dokumentteja löytyi arkistosta.
🇹🇷 Arşivden bir bütün doküman bulundu.
|
written language, abstrakti merkitys | |
|
common
🇫🇮 Hän kantoi kimpale risuja.
🇹🇷 O bir demet dal taşıyordu.
🇫🇮 Ostin kimpale kukkia maljakkoon.
🇹🇷 Vazoya bir demet çiçek aldım.
|
informal, fyysinen esineiden ryhmä |