alibi Turkish
3 translations
| Translation | Context | Audio |
|---|---|---|
|
formal
🇫🇮 Hän esitti alibin oikeudessa.
🇹🇷 Mahkemede bir mazeret sundu.
🇫🇮 Poliisi tarkisti hänen alibinsa rikospaikalla.
🇹🇷 Polis, suç mahallindeki mazeretini kontrol etti.
|
formal, oikeudellinen | |
|
formal
🇫🇮 Alibi toimii todisteena syyttömyydestä.
🇹🇷 Alibi, masumiyeti kanıtlayan bir delil olarak işlev görür.
🇫🇮 Hänen alibinsa todistettiin todeksi oikeudessa.
🇹🇷 Mahkemede alibisi delil olarak kanıtlandı.
|
oikeudellinen, tekninen | |
|
common
🇫🇮 Hänellä oli hyvä alibi myöhästymiselle.
🇹🇷 Geç kalması için iyi bir gerekçesi vardı.
🇫🇮 En tarvitse alibia selittääkseni itseäni.
🇹🇷 Kendimi açıklamak için gerekçeye ihtiyacım yok.
|
colloquial language, selitys |